Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kuram, Program Tasarımı ve Eğitimde Paradigma Dönüşümü
Özet
Anahtar Kelimeler: TYMM, Maarif Modeli, Kuram, Program Tasarımı, Eğitim
Konu Alanı
- A. İçindekiler
- ÖN BÖLÜM
-
Kapak -
İçindekiler -
Bölüm 1Sosyal Bilgiler Ders Öğretim Programları Becerilerinin Karşılaştırılması: 2018 ve 2024 Programları (Sayfa -)Vedat AKTEPE*, Emrah Pala[Özet]
Özet
Öğretim programlarında öğrencilerin bütünsel gelişimi önemsenmektedir. Bütünsel gelişimden kasıt, bireyin bilişsel, duyuşsal, psikomotor, sosyal ve davranışsal anlamda bütün olarak gelişmesidir. Bu bağlamda öğretim programlarının uygulanması neticesinde okullarda yetiştirilen bu öğrenciler için; toplumun ihtiyaç duyduğu yeniliklere açık olma, bilgi, beceri ve değerleri kazanmış olma, duyarlı ve erdemli bireyler olma gibi yeterlikler önemli görülmektedir. Ayrıca öğretim programlarında sıkça belirtilen; empati becerisi, işbirliği becerisi, iletişim becerisi, kendini düzenleme becerisi ve problem çözme becerisine sahip bireyler olmaları beklenmektedir. Nitekim bu ve benzeri becerilerin kazandırılabilmesi için, öğretim programlarında yer verilmesi, program hazırlanırken öğrencilerin seviyelerine uygun olarak sınıf seviyelerine uygun olması, genel ve özel amaçların doğru ve iyi belirlenmesi, belli öğrenme alanları ve temaların uygun olarak oluşturulması gerekir. Ayrıca öğrenme çıktıları/kazanımlar çerçevesinde öğrencilere verilecek olan bilgi, beceri ve değerlerin öğrenme alanları/üniteler içerisinde doğru ve iyi belirlenmesi, öğrenme kanıtlarının/ölçme ve değerlendirme araçlarının doğru olarak belirlenmesi ve uygulanmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Sonuç olarak öğretim programlarında ele alınan tüm bu hususların okullarda uygun öğrenme ortamları oluşturularak uygulanabilmesi ve hayat bulması önemli görülmektedir.
Öğretim programları; gelişmiş dünya ülkelerinin öğretim programları incelenerek, bilimsel araştırmaların sonuçları dikkate alınarak, ülkenin şartlarına ve kültürüne uygun bir şekilde hazırlanması, uzun bir zaman diliminde yazılması gerekir. Öğretim programlarının sadece hazırlanması değil, pratik olarak uygulanabilir olması da bir o kadar önemlidir. Öğretim programlarının uygulanabilir olması için; uzun bir zaman diliminde pilot olarak uygulanması, denenerek-sınanarak test edilmesi varsa eksiklerinin ve yanlışlarının düzeltilmesi gerekir. Öğretim programları teoride fevkalade yazılsa bile, eğer uygulama yönü geliştirilmez ise eksik kalacak, pratikte hayata geçirilmesinde zorluklar yaşanacak ve pek de etkili/verimli olamayacaktır. Bu anlamda öğretim programında belirtilen hususlara uygun olarak; okullar ve öğrenme ortamları düzenlenebilmeli ve uygun hale getirilebilmelidir. Neticede eğitim-öğretim sürecinde zenginleştirilmiş öğrenme ortamlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Öğretim programlarının etkili olması için: Yeni öğretim strateji, yöntem ve tekniklerini uygulayabilecek ekstra eğitim ortamları oluşturulmalıdır. Ayrıca okulların ihtiyaç duyulan eğitim araç-gereç ve materyalleri ile donatılması gerekir. Yine çağdaş ölçme ve değerlendirme araçlarının uygulama alanı bulması için öğretmenlere destek olabilecek ilgili alanda eğitim uzmanlarına okullarda kadro ihdas edilmesi sürecin etkili olmasına katkı sağlayacaktır.
Anahtar Kelimeler: Beceri, Sosyal Bilgiler, 2024, 2018, Program
Bölümü Görüntüle -
Bölüm 2Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Fen Bilimleri Müfredatına İlişkin Öğretmen Görüşleri (Bölüm Seçilmiştir Ö.Y.-S.K.) (Sayfa -)Özlem YUNUS, Serpil Kalaycı*[Özet]
Özet
Bu araştırmanın amacı, fen bilimleri öğretmenlerinin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda yenilenen 2023 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı’na ilişkin görüşlerini incelemektir. Araştırma, nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması deseniyle yürütülmüştür. Çalışma grubunu, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmî okullarda görev yapan 17 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Veriler, açık uçlu sorulardan oluşan yazılı görüş formu aracılığıyla toplanmış ve içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, öğretmenlerin yenilenen fen bilimleri öğretim programını genel olarak öğrenci merkezli, beceri temelli ve değer odaklı bir dönüşüm olarak değerlendirdiklerini göstermektedir. Öğretmenler, programın temel amaçları bağlamında öğrencilerin aktif katılımını destekleyen, sorgulama ve problem çözme becerilerini geliştirmeyi hedefleyen bir yapıya sahip olduğunu ifade etmişlerdir. Öğrenme-öğretme sürecinde öğretmen rolünün rehber ve kolaylaştırıcıya dönüştüğü, öğrencilerin ise öğrenme sürecinde daha aktif ve sorumluluk alan bireyler hâline geldiği belirtilmiştir. Öğrenme alanları açısından, bilgi öğrenme alanına kıyasla beceri öğrenme alanına yapılan vurgunun arttığı; disiplinler arası yaklaşım, STEM uygulamaları ve günlük yaşamla ilişkilendirmenin ön plana çıktığı görülmüştür. Ölçme ve değerlendirme boyutunda ise süreç odaklı ve alternatif ölçme yaklaşımlarının benimsendiği, ancak uygulamada öğretmenlerin rehberliğe ihtiyaç duydukları belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenler, değerler eğitimi, çevre bilinci ve sürdürülebilirlik temalarının programda öne çıkmasını dikkat çekici bir değişiklik olarak değerlendirmiştir. Sonuç olarak, fen bilimleri öğretmenlerinin yenilenen öğretim programını genel olarak olumlu karşıladıkları; ancak program hedeflerinin sınıf içi uygulamalara daha etkili biçimde yansıtılabilmesi için öğretmenlere yönelik uygulamaya dönük desteklerin güçlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Fen bilimleri öğretim programı, beceri temelli öğretim, değerler eğitimi, çevre bilinci, sürdürülebilirlik
Bölümü Görüntüle -
Bölüm 32024 Türkçe Dersi Öğretim Programı’nda Yer Alan Öz Değerlendirme Ölçeklerine Yönelik Öğrenci Görüşlerinin Üst Bilişsel Farkındalık Bağlamında İncelenmesi (Sayfa -)Nuri KARASAKALOĞLU, Sıla Sarıoğlu*[Özet]
Özet
Özet
Bu araştırmanın amacı, 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Türkçe Dersi Öğretim Programı doğrultusunda hazırlanan ortaokul 5 ve 6. sınıf ders kitaplarındaki öz değerlendirme ölçeklerine yönelik öğrenci görüşlerini üst bilişsel farkındalık bağlamında incelenmesidir. Fenomenoloji deseniyle yürütülen çalışmanın verileri; Aydın merkezde; sosyoekonomik açıdan farklı üç ortaokulda öğrenim gören, 5. ve 6. sınıf düzeyindeki 24 öğrenciden yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmış ve içerik analiziyle çözümlenmiştir. Bulgular, öğrencilerin bu araçları zihinsel süreçlerini izledikleri bir alan olarak gördüklerini ve programın kendini tanıma vizyonunun sahada karşılık bulmaya başladığını göstermektedir. Ancak not kaygısı ve dışsal onay beklentisinin nesnelliği zedelediği; samimiyet sorununun öğrenciden çok geleneksel ölçme-değerlendirme kaygısından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin ölçekler olmadan da bireysel izleme stratejileri geliştirebildikleri fakat eksiklerini fark etmelerine rağmen eyleme geçmeyen öğrencilerin varlığı nedeniyle sürecin aktif öğretmen rehberliğiyle desteklenmesi gerektiği belirlenmiştir. Katılımcıların kararlarını somut yaşantılarına dayandırdıkları görülmekle birlikte, mevcut tamamlayıcı ölçme araçlarının geleneksel sınırlandırmalardan tam anlamıyla sıyrılamadığı öğrenci görüşleriyle tespit edilmiştir. Öğrencilerin kalıplaşmış araçlar yerine kendi gerekçelerini yazabilecekleri açık uçlu alanlar talep etmeleri, daha derin bir üst bilişsel ifade arayışında olduklarını kanıtladığı düşünülmektedir. Sonuç olarak, öğretim programları güncellense dahi ders kitaplarındaki ölçme araçlarının yeni nesil öğrencilerin bilişsel ve duyuşsal beklentilerini karşılayacak tasarım esnekliğine henüz yeterince ulaşamadığı sonucuna varılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Türkçe eğitimi, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, öz değerlendirme, üst bilişsel farkındalık.
Bölümü Görüntüle -
Bölüm 4Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde Beden Eğitimi Ve Bütüncül Öğrenci Gelişimi (Sayfa -)Miraç Tunahan Birsen*[Özet]
Özet
Beden eğitimi, oyun ve sporun öğrencinin bütüncül gelişimindeki rolü, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin (TYMM) getirdiği güncel program çerçevesi ile ulusal ve uluslararası alanyazındaki kuramsal ve ampirik bulgular ışığında ele alınmıştır. Bütüncül gelişim ve bütüncül eğitim kavramları açıklanmış, bu gelişimi destekleyen Bütüncül Çocuk Yaklaşımı, Bedenlenmiş Biliş, Öz Belirleme Kuramı, Sosyal Duygusal Öğrenme Yaklaşımı, Bedensel Okuryazarlık, Taktik Oyunlar Yaklaşımı ve Bireysel-Sosyal Sorumluluk Modeli gibi kuram ve yaklaşımlar TYMM öğretim programlarıyla ilişkilendirilerek tartışılmıştır. TYMM'nin ontolojik, epistemolojik ve aksiyolojik bütünlük ilkelerini merkeze alan felsefi çerçevesi, beden eğitimi dersini yalnızca fiziksel beceri kazandırma alanı olmaktan çıkararak değer, kimlik ve sosyal-duygusal gelişimin de gerçekleştiği dinamik bir öğrenme ortamı olarak konumlandırmaktadır. Beden Eğitimi Oyun ve Spor Alan Becerileri (BEOSAB), kapsayıcılık ilkeleri farklılaştırma altında destekleme ile zenginleştirme ve öğretmenin rehber rolü ayrıca incelenmiştir. Sonuç olarak TYMM beden eğitimi öğretim programlarının, uluslararası bütüncül gelişim literatürüyle uyumlu özgün bir Türk eğitim anlayışını yansıttığı değerlendirilmektedir.
Anahtar Kelimeler: bütüncül gelişim, beden eğitimi, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, BEOSAB, sosyal-duygusal öğrenme
Bölümü Görüntüle -
Bölüm 5Öğretmen Rolleri ve Pedagojik Dönüşüm (Bölüm Seçilmiştir H.H.K-.Ş.G.) (Sayfa -)Hasan Hüseyin Kılınç*, Şenol Güleşen[Özet]
Özet
Eğitim anlayışı, toplumsal ihtiyaçların çeşitlenmesi, bilginin hızla yenilenmesi, teknolojik olanakların artması ve bireyden beklenen yeterliklerin değişmesiyle birlikte sürekli yeniden şekillenmektedir. Bu dönüşümün merkezinde ise öğretmen yer almaktadır. Bu bölüm, öğretmen rollerinde yaşanan dönüşümü ve pedagojik değişim sürecini kuramsal, uygulamalı ve güncel eğitim politikaları bağlamında ele almak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmada, eğitimde değişim ve dönüşümün gerekliliği, bilgi toplumunda öğretmenin yeniden tanımlanan konumu, davranışçı yaklaşımdan yapılandırmacı yaklaşıma geçiş, öğretmen merkezli eğitimden öğrenci merkezli öğrenmeye yönelim ve bu süreçte ortaya çıkan yeni öğretmen rolleri bütüncül biçimde incelenmiştir.
Çalışmada ulusal ve uluslararası literatürden yararlanılmış; öğretmen yeterlikleri, mesleki gelişim, dijital pedagojik yeterlikler, yaşam boyu öğrenme, yapılandırmacı öğrenme, öğrenci merkezli eğitim ve çağdaş öğretmen rolleri alanındaki temel kaynaklar dikkate alınmıştır. Bunun yanında Türkiye’de öğretmenlik mesleğine ilişkin güncel politika belgeleri, öğretmen yeterlik çerçeveleri ve Türkiye Yüzyılı Maarif Model’inin ortaya koyduğu bütüncül eğitim anlayışı da değerlendirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Öğretmen roleri, pedagojik dönüşüm
Bölümü Görüntüle -
Bölüm 62018 ve 2024 Ortaöğretim Matematik Dersi Öğretim Programlarının Temel Ögeler Bağlamında Karşılaştırılması (Sayfa -)Koçer Umut AKDAĞ*, Naciye AYNAS[Özet]
Özet
Bu araştırmada 2018 ve 2024 Ortaöğretim Matematik Dersi Öğretim Programları temel ögeler bağlamında karşılaştırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi tekniği kullanılmış, programlar hedefler, içerik, öğrenme-öğretme süreçleri ve değerlendirme boyutları açısından ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Araştırmanın veri kaynağını Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanıp Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca onaylanan 2018 ve 2024 programları oluşturmuştur. Araştırma verileri betimsel analiz tekniğiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre 2024 programında “kazanım” yerine “öğrenme çıktısı” kavramı kullanılmıştır. 2018 programında 9–12. sınıflar için toplam 130 kazanım bulunurken, 2024 programında 77 öğrenme çıktısı yer almaktadır. Öğrenme alanları 2018’de üç başlık altında toplanmışken, 2024’te “tema” olarak adlandırılmış ve sayısı on üçe yükselmiştir. Her iki programda da altı özel amaç bulunmaktadır. Bununla birlikte 2024 programı ölçme ve değerlendirme boyutunda daha ayrıntılı bir yapı sunmaktadır. Genel olarak, 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, 2018 programına kıyasla sosyal-duygusal öğrenmeye ve dijital çağın gerektirdiği becerilere daha güçlü vurgu yapan bütüncül bir yaklaşım benimsemektedir.
Anahtar Kelimeler: Matematik, öğretim programları, programın temel ögeleri, Türkiye Yüzyılı Maarif modeli.
Bölümü Görüntüle -
Bölüm 7Farklılaştırma Yaklaşımının Pedagojik Anlamı, TYMM'deki Yeri ve Öğretim Sürecine Entegrasyonu (Sayfa -)Hüsem Korkmaz*[Özet]
Özet
Bu bölüm, farklılaştırılmış öğretimin pedagojik anlamını, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ndeki (TYMM) yerini ve öğretim sürecine entegrasyonunu kuramsal bir çerçeveden ele almaktadır. Çalışmada öncelikle farklılaştırmanın kavramsal temelleri Tomlinson'ın İçerik-Süreç-Ürün-Öğrenme Ortamı modeli, Vygotsky'nin Yakınsak Gelişim Alanı, Gardner'ın Çoklu Zekâ Kuramı ve Öğrenme için Evrensel Tasarım (UDL) yaklaşımı ekseninde incelenmiş; bu çok kaynaklılığın farklılaştırmayı zengin bir pedagojik araç kutusuna dönüştürdüğü, ancak kavramsal sınırların bulanıklaşması riskini de beraberinde getirdiği ortaya konmuştur. Ardından TYMM'nin zenginleştirme ve destekleme yaklaşımları, ilkokuldan liseye uzanan ders kitabı ve öğretmen kılavuzu örnekleri üzerinden somutlaştırılmıştır. Bölüm, modelin "yalnızca eşit değil adil öğrenme" söylemiyle hakkaniyet temelli ve kapsayıcı bir felsefe benimsediğini; bununla birlikte destekleme tanımındaki "akranlara yetişme" vurgusunun, kapsayıcı pedagojinin her öğrencinin kendi potansiyelini en üst düzeye çıkarma ilkesiyle kavramsal bir gerilim taşıdığını saptamaktadır. Saha boyutunda ise farklılaştırmanın etkili biçimde uygulanmasının önündeki başlıca engeller (öğretmen yeterlilikleri ve hizmet içi eğitim eksiklikleri, materyal ve teknolojik altyapı yetersizlikleri, bölgeler arası eşitsizlikler ve LGS-YKS gibi merkezi sınavların süreç odaklı değerlendirmeyle yarattığı gerilim) tartışılmaktadır. Sonuç olarak farklılaştırma, tek bir yönteme indirgenemeyecek katmanlı bir pedagojik yapı, TYMM'nin öğrenci profiline ilişkin bütüncül vizyonunu sınıf düzeyinde hayata geçirme potansiyeli taşıyan fakat başarısı program politikası, öğretmen yetiştirme ve okul kültürü arasındaki uyuma bağlı, hâlâ inşa sürecindeki bir olgu olarak değerlendirilmektedir.
Anahtar Kelimeler: farklılaştırılmış öğretim, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, kapsayıcı eğitim, zenginleştirme, destekleme
Bölümü Görüntüle -
Bölüm 82024 Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı’nın Okuryazarlık Becerileri Bakımından İncelenmesi ve Türkçe Öğretmenlerinin Konuya İlişkin Görüşleri (Bölüm Seçilmiştir R.B.-N.K.) (Sayfa -)rojda batmaz*, Nuri KARASAKALOĞLU[Özet]
Özet
Günümüzde çeşitli okuryazarlık becerilerini etkili biçimde kullanabilen bireylerin yetişmesinin önemli olduğu belirtilebilir. Çağın gereklilikleri dâhilinde pek çok öğretim programının uygulamaya konduğu, bu programlardan sonuncusunun ise Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli olduğu bilinmektedir. Türkçe dersi için 2024 Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı adı ile yayımlanan ilgili program içerisinde okuryazarlık becerilerinin yer aldığı görülmektedir. Bu çalışmada 2024 OTDÖP içerisinde bulunan okuryazarlık becerilerinin çeşitli açılardan incelenerek Türkçe öğretmenlerinin konuya ilişkin görüşlerinin ele alınması amaçlanmıştır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmada doküman analizi ve olgubilim modellerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2024-2025 eğitim-öğretim yılı Aydın ili Efeler ilçesinde görev yapan 30 Türkçe öğretmeni oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış ve veriler içerik analizine tâbi tutulmuştur. Araştırma sonucunda temalar, sınıf düzeyleri ve öğrenme çıktılarına yönelik yaşantı çerçeveleri bölümünde çeşitli okuryazarlık türlerine yer verildiği, öğretmen görüşlerinin olumlu ve olumsuz değerlendirmeler barındırdığı ortaya çıkmıştır. Buna göre okuryazarlıkların geniş kapsamlı düşünmeye olanak sağlaması, programın öğrenci merkezli olması olumlu karşılanırken zaman yetersizliği, sınıf mevcutlarının fazlalığı, öğrencilerin hazırbulunuşluğunun eksik görülmesi, veli desteğinin yetersiz bulunması ve programdaki okuryazarlık türlerinin eksik bulunması olumsuz değerlendirmeler arasında yer almıştır. Çalışmada geliştirilmesi gerekli görülen noktalara ilişkin önerilerde bulunulmuştur.
Anahtar Kelimeler: Okuryazarlık Becerileri, Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı, Öğretmen Görüşleri
Bölümü Görüntüle -
Bölüm 9TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİNDE MATEMATİK PROGRAMININ PARADİGMAL YAPISI VE İÇERİK ANALİZİ (Sayfa -)HABİP TAŞ*[Özet]
Özet
Bu kitap bölümünde, 2024 yılında uygulamaya konulan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM) matematik öğretim programı paradigmatik yapısı ve içerik özellikleri açısından incelenmiştir. İlk olarak modelin temel felsefesi; yetkinlik ve erdem ekseninde şekillenen ontolojik, epistemolojik, zamansal ve aksiyolojik bütünlük boyutları çerçevesinde değerlendirilmiştir. Ardından bu yaklaşımın ilkokul, ortaokul ve lise matematik öğretim programlarına yansımaları analiz edilmiştir. Çalışmada öğrenme çıktısı, süreç bileşenleri, tema, kavramsal beceri, alan becerisi, öğrenme yaşantıları, farklılaştırılmış öğretim, öğrenme kanıtları ve programlar arası bileşenler gibi yeni kavramların matematik öğretimine getirdiği yenilikler ele alınmıştır. Ayrıca programın yapılandırmacı öğrenme anlayışı, matematik felsefesiyle ilişkisi ve ölçme-değerlendirme yaklaşımı literatür ışığında tartışılmıştır. İnceleme sonucunda TYMM matematik programının beceri temelli, öğrenci merkezli ve bütüncül bir eğitim anlayışını benimsediği; matematiksel muhakeme, problem çözme, modelleme ve günlük yaşamla ilişkilendirme becerilerini ön plana çıkardığı belirlenmiştir. Bununla birlikte konu sıralaması, ders saatleri, etkinlik yoğunluğu, öğretmen yeterlikleri ve dijital ölçme-değerlendirme uygulamalarına ilişkin geliştirilmesi gereken yönlerin bulunduğu görülmüştür. Sonuç olarak TYMM matematik programının güçlü bir kuramsal temele sahip olduğu, ancak uygulama sürecinde öğretmen görüşleri ve saha araştırmaları doğrultusunda sürekli izlenmesi ve geliştirilmesinin programın etkililiğini artıracağı değerlendirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: TYMM, Matematik programı, Programın yapısı, Ölçme ve değerlendirme
Bölümü Görüntüle -
Bölüm 10Kanıtı Temelli Ölçme-Değerlendirme Anlayışı (Öğrenim Bölüm Seçilmiştir DA) (Sayfa -)Pınar Demet ALKAN*[Özet]
Özet
Eğitim sistemlerinde ölçme ve değerlendirme anlayışı, süreç içinde dönüşüm gerçekleştirmiştir. Geleneksel yaklaşımlarda ölçme, öğrenme sürecinin sonunda yalnızca bir durum tespiti işlevi görürken; çağdaş eğitim, değerlendirmeyi öğrenme sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak görmektedir. Bu dönüşümün odak noktasında öğrenme kanıtı temelli yaklaşım yer almaktadır. Öğrenme kanıtları, öğrencilerin bilgi, beceri ve anlayışlarını ne ölçüde edindiklerini gösteren ve öğretim kararlarını yönlendiren veri bütünü olarak tanımlanabilir (Wiliam, 2011). Öğrenme kanıtı temelli ölçme değerlendirme anlayışı, değerlendirmeyi yalnızca sonuçların kaydı olarak değil, öğrenmeyi görünür kılan ve öğretimi yönlendiren bir süreç olarak konumlandırır (Kulasegaram, 2018). Bu yaklaşımda güçlü kuramsal dayanak, biçimlendirici değerlendirmenin pedagojik teoriyle ilişkilendirilmesi, öğrencinin içsel öğrenme süreçlerinin dikkate alınması ve geri bildirimin öz düzenleme üretmesi gerektiği görüşüdür (Black, 2009; Sadler, 1989). Türkiye'de 2024 yılında hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM), bu küresel dönüşümü Türk eğitim sistemine taşıyan kapsamlı bir program reformunu temsil etmektedir. TYMM, ölçme ve değerlendirme anlayışını köklü biçimde yeniden yapılandırarak sonuç odaklı sınav uygulamalarından öğrenme kanıtı temelli, süreç odaklı ve geliştirici bir anlayışa geçişi hedeflemektedir. Modelin öğretim programları ortak metninde ifade edildiği üzere, öğrenme kanıtları; öğrencilerin öğretim programlarında tanımlanan bilgi ve becerileri edinip edinmediğinin değerlendirilmesinde, eksik öğrenmelerin tespit edilip bunların telafi edilmesi için uygun öğretim yöntemlerinin belirlenmesinde son derece önemlidir (Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), 2024a).
Anahtar Kelimeler: TYYMM, Öğrenme Kanıtı, Biçimlendirici Değerlendirme
Bölümü Görüntüle -
Bölüm 11Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin Uygulanmasında Pedagojik Zekâ: Programdan Sınıf İçi Öğrenme Yaşantılarına Kavramsal Bir Çerçeve (Sayfa -)Yasemin ABALI ÖZTÜRK*[Özet]
Özet
Bu bölümde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin program düzeyindeki hedeflerinin sınıf içi öğrenme yaşantılarına nasıl dönüştürülebileceği pedagojik zekâ kavramı çerçevesinde ele alınmaktadır. Model; bilgi, beceri, eğilim, değer, bütüncül gelişim, farklılaştırma, öğrenme kanıtları ve dijital yetkinlik gibi unsurları bir araya getiren kapsamlı bir eğitim yaklaşımı sunmaktadır. Ancak programda tanımlanan bu unsurların sınıf ortamında anlamlı öğrenme deneyimlerine dönüşmesi, öğretmenin yalnızca programı bilmesine değil, programı öğrencilerin özellikleri, sınıf bağlamı, öğrenme ihtiyaçları, değerlendirme süreçleri, dijital imkânlar ve etik sorumluluklarla ilişkilendirebilmesine bağlıdır. Bu doğrultuda pedagojik zekâ, öğretmenin bilgi, deneyim, değer, bağlam ve öğrenci yararı arasında gerekçeli ve uyarlanabilir kararlar alabilme kapasitesi olarak değerlendirilmektedir. Bölümde öncelikle pedagojik zekâ kavramının Rubin, Shulman, Dewey ve Schön’ün çalışmalarıyla ilişkili kuramsal temelleri açıklanmakta; ardından pedagojik muhakeme, bağlamsal karar verme, öğreneni tanıma, öğrenme tasarımı ve değerlendirme, yansıtıcı uygulama, teknoloji ve yapay zekâyı pedagojik amaçla kullanma ile değer, etik ve kapsayıcı sorumluluk bileşenleri tartışılmaktadır. Sonuç olarak pedagojik zekâ, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin sınıf içi uygulamada yalnızca uygulanmasını değil, öğretmen tarafından pedagojik olarak yeniden anlamlandırılmasını mümkün kılan bütünleştirici bir kavramsal çerçeve olarak öne çıkmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, pedagojik zekâ, pedagojik muhakeme, programdan uygulamaya geçiş, öğretmen kararı, yapay zekâ
Anahtar Kelimeler: Anahtar Kelimeler: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, pedagojik zekâ, pedagojik muhakeme, programdan uygulamaya geçiş, öğretmen kararı, yapay zekâ
Bölümü Görüntüle -
Bölüm 12Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Bağlamında Göçmen Öğrencilere Yönelik Kapsayıcı İlkokul Eğitimi (Bölüm Seçilmiştir M.F.) (Sayfa -)MEHMET FANSA*, Cihan MANSUROĞLU[Özet]
Özet
Bu çalışmada, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM) göçmen öğrencilerin kapsayıcı ilkokul eğitimi bağlamında incelenmiş ve modelin kapsayıcı eğitim anlayışına sağlayabileceği katkılar kuramsal açıdan değerlendirilmiştir. Araştırmada kapsayıcı eğitim, çok kültürlü eğitim, farklılaştırılmış öğretim, sosyal-duygusal öğrenme ve süreç odaklı değerlendirme yaklaşımları temel alınarak TYMM'nin göçmen öğrencilerin akademik, sosyal, duygusal ve kültürel gelişimlerini destekleme potansiyeli tartışılmıştır. Çalışmada ayrıca TYMM ilkeleri doğrultusunda göçmen öğrencilerin öğrenme süreçlerine yönelik uygulama örneği olarak kapsayıcı bir ilkokul ders planı geliştirilmiş ve öğretmenlere yönelik uygulama önerileri sunulmuştur. Bunun yanında modelin uygulama sürecinde öğretmen yeterlikleri, okul koşulları ve kapsayıcı okul kültürünün önemine dikkat çekilmiş; bu doğrultuda öğretim uygulamalarının sürekli geliştirilmesini amaçlayan TYMM Odaklı Kapsayıcı Eylem Araştırması Modeli önerilmiştir. Sonuç olarak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül eğitim anlayışı, farklılaştırılmış öğretim, sosyal-duygusal öğrenme ve süreç odaklı değerlendirme ilkeleriyle göçmen öğrencilerin eğitimde fırsat eşitliği, okul aidiyeti, sosyal katılım ve akademik gelişimlerini destekleyebilecek güçlü bir kuramsal ve pedagojik çerçeve sunduğu; ancak bu potansiyelin etkili biçimde hayata geçirilebilmesi için öğretmenlerin kapsayıcı pedagojik yeterliklerinin geliştirilmesi, okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesi ve okul temelli uygulamaların sistematik olarak desteklenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, kapsayıcı eğitim, göçmen öğrenciler, ilkokul eğitimi, farklılaştırılmış öğretim, sosyal-duygusal öğrenme, çok kültürlü eğitim.
Bölümü Görüntüle -
Bölüm 13Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde Eğitim Yöneticisinin Değişen Rolü (Bölüm Seçilmiştir F.Ç.-.D.G.) (Sayfa -)DENİZ GÜLMEZ, Fatma ÇOBANOĞLU*[Özet]
Özet
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM), eğitimde sadece akademik başarıyı değil; bireyi bütüncül ele alan derinlikli bir paradigma sunmaktadır. Bu kapsamlı reformun okul düzeyinde somut bir gerçekliğe dönüşmesi, büyük ölçüde okul yöneticilerinin bürokratik amirlikten sıyrılarak vizyoner birer “öğretimsel lider” konumuna yükselmesine bağlıdır. Milli Eğitim Bakanlığı kılavuzları doğrultusunda, model kapsamında yöneticilerden beş temel rolü bütünleşik bir şekilde üstlenmeleri beklenmektedir. İlk olarak, yöneticiler eğitim vizyonunu yansıtarak ahlak, erdem ve adalet gibi değerleri okul yönetiminin ve günlük kararların temel ilkesi haline getirmeli; bütüncül eğitim yaklaşımıyla odağı sınav sonuçlarından öğrenci motivasyonu ve gelişim süreçlerine kaydırmalı; buyurgan denetim yerine öğretmenlere pedagojik rehberlik sunan bir "öğretimsel koç" olmalıdırlar. Ayrıca, adil ve kapsayıcı ortam sağlama kapsamında, tüm öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarına yönelik farklılaştırılmış öğretimi destekleyerek eğitimde fırsat eşitliğini kurumsal bir ilkeye dönüştürmeli ve okul içi branş grupları ve ortak planlama zamanları yaratarak okulu bir “mesleki öğrenme topluluğuna” dönüştürmeli, öğretmenlerle iş birliğini gelişim odaklı geri bildirimlerle güçlendirmelidirler. Son olarak, okulun sınırlarını sınıf duvarlarının ötesine taşımalı, sosyal sorumluluk projelerini ve hayat boyu öğrenmeyi teşvik etmelidirler. Sonuç olarak TYMM, okul yöneticisini değerler taşıyıcısı, kapsayıcılık sağlayıcısı ve mesleki gelişim kolaylaştırıcısı olarak çok katmanlı bir aktör haline getirmektedir. Dönüşümün kalıcı olması, okul yöneticiliğinin idari bir görevden ziyade pedagojik bir liderlik pratiği olarak yeniden tanımlanmasına bağlıdır.
Anahtar Kelimeler: TYMM, Yönetici rolleri, öğretimsel lider
Bölümü Görüntüle
- B. Editör
-
Recep KAHRAMANOĞLU Prof. Dr., GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ/NİZİP EĞİTİM FAKÜLTESİ / EĞİTİM BİLİMLERİ BÖLÜMÜ
- C. Dizinleme
-
Dizinleme durumu format ve baskıya göre değişiklik gösterebilir. Bazı dizinler yalnızca dijital sürümler için geçerlidir.
| Yayınevi:
Vizetek Yayıncılık |